18 Kasım 2017 Cumartesi
Home / Yazarlar / Adviye Dermuş / Beyaz Panjurlar ve Madame Kafri
sancıyanlar

Beyaz Panjurlar ve Madame Kafri

Madame Kafri bir ilkbahar gecesi yüzleşti kadınlığı ile ve büyüdü elleri adamını ararken yoklukta.Kafri mavi panjurlarını kendi boyattığı iki odalı, sobasız bir evde oturuyor. Savaş döneminde göçüp gelmiş bu eve ve solumuş rutubet kokusunu her gece, en kara duygularına.

Madame, her gün güneş ışıkları nemlere vururken kurulur evinin tek beyaz panjurlu penceresinin önüne ve bekler nişanlısının eve dönmesini.   Sevdalı delikanlıyı eve taşındıktan 2 yıl sonra savaşa götürmüşler. O günden beri yani 40 yıldır Madame Kafri her sabah o beyaz panjurlu pencerede sevdiği adamı bekliyor. Her sabah kalkıp giyinir süslenir içindeki adam için ve kurulurdu pencerenin önüne. İlerleyen saatlerde kahveler gelirdi pencerenin önüne sohbet ederdi Madame bulutlarla. Yan taraftaki bahçesinden topladığı meyveleri yıkayıp dağıtırdı çocuklara, sonra onlara hikayeler anlatırdı.
İkinci kahveler geldi mi pencerenin önüne, evdeki sessizliği dinlemeye başlardı Madame. Her günün aksine bugün aniden yerinden kalktı Madame ve bir plak yerleştirdi pikap’a. Sonra serildi beyaz pancurların önüne, kapattı gözlerini ve dinledi sessizlikte müzikle karışan adamını. Hafif bir rüzgar değdi kirpiklerine. Beyaz pancurların arasından sızan rüzgar, müziği dağıtıyordu her yere… Müziğin dağılmasıyla beraber Madame Kafri’nin saçları dans etmeye başlamıştı, kaldırdı Madame kırmızı ojeli elini ve rüzgarda dans etti.
Sessizce kapattı beyaz pancurları, oturdu önüne, ilk kez ağladı o an… Ve gülümsedi!
Gözlerini kapattı Madame ve bıraktı kendini pancurlardan sızan rüzgara.
Pikapta şarkı çalmaya devam etti..
“Al yazmam sende / Gönlüm başka evde, / Sevmek dostluktur dilde, / Sevgi neydi sevgi emekti, / Uçuşan yaprak boş bir salıncak…”

 

Adviye DERMUŞ

Check Also

Kuzey Kıbrıs’a kendi para birimi yardımcı olur mu?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜRKÇEΕΛΛΗΝΙΚΆ