21 Mayıs 2018 Pazartesi
Home | Featured | Bir cana yeniden umut olabilirsiniz!

Bir cana yeniden umut olabilirsiniz!

Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı, Vakıf Koordinatör Yardımcısı ve Palyatif Bakım Birimi Sorumlu Hemşiresi Servet Özeralp, Voice of the Island olarak kendisine yönelttiğimiz soruları yanıtladığı röportajımızın devamında, donör olmak ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Özde Azizoğlu Kaya / Voice of the Island 2018

VOI: Donör olma sürecini anlatır mısınız?

Hedeflerimizden bir tanesi, daha önce de söz ettiğim gibi ilik nakli ihtiyacı olan hastalarımıza ilik bulma çalışmaları yapmaktır. Biz bu işlemin Kuzey Kıbrıs tarafını sürdürüyoruz.  Bu çalışmaları gerçekleştirirken, Dünya İlik Bankası’nın da güçlendirilmesine katkı sağlıyoruz. Güney Kıbrıs’ta bulunan, Dünya İlik Bankası’na bağlı bir hayır kurumu olan Karaskakio Vakfı ile yıllardır sürdürdüğümüz işbirliğimiz var. Bu bağlamda hem kendi ülkemizdeki, hem de dünyadaki ilik nakline ihtiyacı olan hastalara kemik iliği donör kayıtlarımız kesintisiz devam etmektedir. Bugüne kadar Kıbrıs’ın kuzeyinde ilik bankasına kayıtlı kişiler arasından, 54 kişi dünyanın farklı yerlerindeki hastalara umut olmuştur. Bu 54 donör hiç tanımadığı ve tanımayacağı ve dünyanın herhangi bir yerindeki ihtiyaçlı hastalara ilik bağışında bulundu.  Ve gönüllü bu kişiler kendilerine hiçbir zararı olmadan hem bu hastalara ikinci bir yaşam umudu olurken, hem de herkesin başına gelemeyecek bir işe imza attılar.

Önceleri 1 tüp kan vererek havuza kayıt yapılırken, yaklaşık iki yıldır yanak içinden alınan tükürük örneği ile ilik havuza kayıt yapıyoruz. Kan ve tükürük örneklerinin her ikisi de aynı amaç içindir ve örnek veren bir kişinin kaydı aynı havuzda tutulmaktadır. Örnek veren herkes 60 yaşına kadar kayıtta kalıyor. Havuza kayıt olunduğunda dünyanın herhangi bir yerinde ve ülkemizde ilik nakli ihtiyacı gündeme geliyorsa havuzlar taranıyor. Uyum olabilecek kişiler elek üstü kalıyor. Bağış yapma prosedüründe gönüllülük esas olduğu için, donör olacak kişi hala gönüllü ve sağlıklı ise kan örnekleri alınarak detaylı uyum çalışmaları yapılıyor. Bir sonraki adımda vericinin sağlık kontrolleri yapılıyor ve sağlıklı donör ile ilik nakli için tarih belirleniyor.

VOI: Nakil için ilik alma sürecinden de söz eder misiniz?

İlik hücresinin 2 farklı alım yöntemi vardır. Genellikle, %98 gibi bir oranla, “Afarez” dediğimiz kan alma işlemine benzer bir yöntemle nakil gerçekleşiyor. Bu yöntemde, işlem öncesinde 4 gün vericiye sabah akşam kolundan aşı yapılıyor. Aşıların amacı kemik iliğinin vücutta daha çok hücre üretmesini ve ürettiği hücrelerin kana geçişini sağlamasıdır. Normalde kanımızda olmayan bu hücreler, aşı sayesinde kana karışıyor. Dört günün sonunda, beşinci gün ilik alım işlemi gerçekleşiyor. İşlemde, iki koldan iğne girişi oluyor. Özel bir cihaz yardımıyla vericinin bir kolundan alınan kan içerisinden ilik hücreleri süzülerek, kendi kanı diğer kolundan vericiye geri veriliyor.

Yaklaşık 4 saat süren ayrıştırma işleminde donör herhangi bir narkoz etkisinde değildir. Tek sıkıntısı kollarında iki iğne olmasından dolayı kollarının 4 saat hareketsiz kalmasıdır. Bu işlemin vericiye herhangi bir zararı olmadığı gibi, donör birden fazla kez de kök hücre bağışı yapabiliyor. Ve günün sonunda bu hastalıkla mücadele eden bir cana, %80 ve üzeri başarı oranı ile yeniden umut oluyor. Tüm donörlerimiz bu yardımın manevi hazzının sözlerle anlatılmayacağını dile getiriyor.

Çok ender yapılan diğer yöntem ise, “kemik iliği aspirasyonu” dediğimiz genel anestezi altında gerçekleşen, özel enjektörlerle direk leğen kemikleri içerisine girilip ilik alım işlemidir. Tıbbi bir müdahale olan bu işlem 15 dakika ile 30 dakika arası sürmekte olup, ayni gün donör evine dönebiliyor. Bu işlemin de donöre herhangi bir zararı olmadığı gibi, çok ender kullanılan bir yöntem olduğunu belitmek isterim.

VOI: Donör olacak kişide aranan kriterler nelerdir?

Donör olmak isteyen kişilerin, 18 – 45 yaş arasında, KKTC kimlik kartına sahip ve daha önce bu amaç için örnek vermemiş, sağlıklı bir birey olması gerekmektedir. Herhangi bir ciddi kalıtsal hastalığı olmayan ve diğer tüm kriterlere uygun olan herkes donör olabilir.

VOI: Özellikle değinmek istediğiniz bir konu var mı?

Vakıf olarak bizler, tamamen toplumun bireysel ve kurumsal bağışlarıyla faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Hastalarımıza, halkımızın destekleri sayesinde yardımcı olabilmekteyiz.  Bu nedenle toplumumuzun desteği, tedavi sürecindeki çocuklarımız ve ailelerine yardımlarımızı sürdürebilmemiz için çok önemlidir.

Ayrıca belirtmek isterim ki; Dünya İlik Bankası’ndaki veriler ne kadar zengin olursa, kanserin önünde durabilmemiz bir o kadar yakın olur.

 

Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı, Vakıf Koordinatör Yardımcısı ve Palyatif Bakım Birimi Sorumlu Hemşiresi Servet Özeralp ile yaptığımız özel röportajın ilk bölümünü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Diğer Haberler

Yıldırım’dan Güney Kıbrıs’la ilgili sert açıklamalar!

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Güney Kıbrıs’ınDoğu Akdeniz’deki tek taraflı hidrokarbon arama faaliyetlerinin Kıbrıslı Rumların dar …

Emingil 2’de 2 yaptı!

Kuzey Kıbrıs Off Road Derneği’nin organize ettiği 2018 KKORD Off Road Şampiyonası’nda sezonun ikinci yarışı, …

Sanatçılardan Homofobi, bifobi ve transfobiye karşı duruş!

EMAA dernek üyelerinin katılımlarıyla, homofobi, bifobi ve transfobiye karşı duruşun ele alındığı ‘Ne Sevdan Bitti …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir