11 Aralık 2017 Pazartesi
Home / Featured / Biz asla çözümün peşini bırakmayacağız!

Biz asla çözümün peşini bırakmayacağız!

Ali Kişmir, başta Kıbrıs Dosyası olmak üzere Genç TV’de yaptığı programlarla tanınan bir gazeteci. Genç TV’de 2006 yılında çalışmaya başlayan Ali Kişmir, kendi deyimiyle “basının neredeyse her kademesinden” geçmiş. Kıbrıs’ın güneyindeki ‘Astra’ radyosunda Neofitos Neofitu ile iki yıl boyunca iki dilli (Türkçe – Yunanca) bir program yaptı.

Bugün Radyo Mayıs sorumlusu olan ve Afrika gazetesinde köze yazarı olarak çalışan Ali Kişmir, 2017 yılının Nisan ayında basın emekçilerinin sendikası BASIN SEN’i yeniden canlandırma çabaları çerçevesinde birkaç meslektaşıyla beraber yönetimini üstlendi. O günden bu yana sendikanın başkanlığını yürütüyor.

Ali Kişmir’le basın emekçileri örgütünün faaliyetlerini konuşmak üzere BASIN SEN lokalinde buluştuk. Bize anlattığı kadarıyla örgütün yeni yönetim kurulunun seçilmesinden sonra, ilk iş, sendika binasına bir dizi yatırım yapmak oldu.

Binaya yatırım yapmakla sınırlı kalmadıklarını anlatan Kişmir, “Örgütün kuruluna seçildiğimizde sendikamızın maddi durumu çok kötüydü. Yeni kurulun önceliklerinden biri sendikayı bu kötü durumdan kurtarmaktı. Geçen zaman içerisinde bunu başardıktan sonra faaliyet yürütebilecek duruma gelebildik” dedi.

Kişmir şöyle devam etti: “Artık üyelerimizin sayısını arttırmaya yönelik çalışmalar yapabiliyorduk. Binaya yatırımlar, üyelerimizi buraya çekebilmemiz için yapıldı. Ayrıca düşüncelerimizi üyelerimize ulaştırmak için aylık bir gazete çıkarmaya karar verdik.” Ve bize masasının üzerinde duran Kalem gazetesinin ikinci sayısını gösterdi.

Bu çabaların başladığı dönemde sendikanın üye sayısının 100’ü geçmediğini anlatan Kişmir “çabalarımız sonucunda üyelerimiz 200’ü geçti” dedi. Sendika olarak emekçilerin sorunlarını çözmek için çalıştıklarını söyleyen BASIN SEN Başkanı, bu çerçevede Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTBG) ile işbirliği içinde olduklarını ekledi.

Sendika başkanı örgütün dünya görüşü çerçevesinde, Kıbrıs’ta barış kültürünün oluşturulmasına katkı koymak istediklerini ve buna yönelik bir dizi etkinlik düzenlediklerini söyledi.

Kişmir KTGB ile işbirliği çerçevesinde, her iki toplumda da mevcut statükoya karşı düşünceleriyle tanınan öğretmen ve köşe yazarı Arif Hasan Tahsin’in anısına, 14 Aralık’ta bir etkinlik düzenleneceğini, burada bazı mücadele arkadaşlarına ödül verileceğini bildirdi ve “Ayrıca Nisan ayında ‘Kutlu Adalı basın ödüllerini de düzenleyeceğiz. Bildiğiniz gibi Kutlu Adalı ülkemizin en önde gelen gazetecilerinden biri ve Kıbrıs için hayatını veren bir insandı” dedi.

Kişmir, sendikası ve iki toplumlu faaliyetler hakkında konuşurken “İki toplumlu faaliyetler bizim önceliklerimizdendir.  Biz tam bağımsız birleşmiş bir Kıbrıs’ta, Yunanca ve Türkçe konuşan tek halk olarak çok rahat bir şekilde birlikte yaşayabileceğimize inanan bir örgütüz” dedi.

“Basın emekçileri olarak biz ne yapabiliriz?” soruma ise şöyle cevap verdi.

“Güneydeki Kıbrıs Gazeteciler Birliği (ESK) ve KTGB ile güven yaratıcı bir önlem olarak algılanabilecek bir etkinliğe imza attık. Üç örgüt olarak iki toplumun gazetecileri arasında bir değişim programı organize ettik. Yedi Kıbrıslı Türk gazeteci adanın güneyine geçip orada çalıştı ve yedi Kıbrıslı Rum arkadaş da kuzeye geçip bizimle çalıştılar. Geldiler ve birbirimizi tanıyarak çok iyi vakit geçirdik” dedi.

Ama Kişmir’e göre bu süreçte çok üzücü olaylar da yer almış. “14 Kasım’da güneyden gelen bir arkadaşımız kuzeyde çalıştığı gazetede çalışırken Türkiye’den gelen savaş uçakları, çalıştığı binanın üzerinden geçti.

Bunun gibi hamleler tabi ki tek taraflı olmuyor. Güneyde de bu tip militarist etkinlikler ne yazık ki oluyor. Gazeteciler olarak bunlara bir şey yapamıyoruz. Yapabilmemiz için düzenlediğimiz değişim programı gibi hamleler gereklidir. Çünkü bunu bilmemiz lazım ki, ancak iki toplum birleşip tek halk olacağımız gün tam anlamıyla bağımsızlığımızı kazanabiliriz ve o zaman huzur içinde yaşayabiliriz” şeklinde konuştu.

Ali Kişmir gazetecilerin hayatını zorlayan sorunlardan birinin Kıbrıs sorununda kullanılan terminoloji olduğuna vurgu yaptı. “Kıbrıslı Rum gazetecilerin kullandığı kavramlar Kıbrıslı Türkleri, Kıbrıslı Türk gazetecilerin kullandığı kavramlar ise Kıbrıslı Rumları rahatsız ediyor. Bu sorunu çözebilmek için, Kıbrıs sorununda kullanılabilecek, her iki tarafın etik komitelerinin gözetimi altında, iki tarafta da kabul görecek bir kavramlar sözlüğü hazırlanıyor” diyen Kişmir bu noktada “Biz asla çözümün peşini bırakmayacağız” dedi ve bu bağlamda gazetecilere çok büyük görev düştüğünü söyledi. “Kıbrıs’ta barış kültürünün inşa sürecine katkı koymak istersek eğer toplumlarımıza gerçeği yansıtmalıyız. Doğruları da, güzelleri de yansıtmalıyız” dedi.

“Felsefemizi değiştirmeliyiz. Mesela ‘ELAM saldırdı ve üç kişiyi dövdü ve Kıbrıs Cumhuriyeti onları cezalandırmalıdır.’  Böyle bir şey olunca manşet oluyor. Ama aynı zamanda çok güzel işbirlikleri var, çok mutlu iki toplumlu evlilikler var. Demek istediğim şu ki faşizmi değil barışı ve hümanizmi manşete taşımamız gerekiyor. Bana göre bunu başarabilecek akla sahibiz. Yeter ki şunun farkına varalım: Hepimiz Kıbrıslıyız, hepimiz aynı gemideyiz” diyerek sözlerine son verdi.

Check Also

Girne’de ani ölüm!

Girne’de bu sabah 05.30 sıralarında Murat Melemez (E-47), evinin mutfağında aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi. Polis …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir