11 Aralık 2017 Pazartesi
Home / Featured / Bu bir çağrıdır

Bu bir çağrıdır

Serkan Soyalan

            Ülkenin kanayan yarasıdır trafik. Geçmişte onlarca kez yazdık bu konuyu, bize ayrılan sayfalardan, ancak yine yazma gereği hissediyoruz, yaşananlardan sonra.

            Hafta geçmiyor ki trafikte yeni canları yitirmeyelim. Hatta bu haftaya baktığımızda son üç günde, üç farklı kazada, üç kişi hayatını kaybetti.

            Her kazanın ardından birkaç gün kazanın yankıları devam ederken toplumlarda, ardından hayat yeniden normale dönüyor ve günler yeni kazalara ve kayıplara kadar, seyrinde akıp gidiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor.

            Peki dersler çıkartıyor muyuz bu kazaların ardından? Hiç sanmıyorum!

            Küçücük adanın, kuzey yarısında karayollarının kötü durumu, her evde en az 2-3 araba ile yığılan ve tıkanan trafik akışı, toplu taşımacılığın olmaması bu kazaların en büyük nedeni olurken, biz sürücüler de trafik kurallarını ihlal ederek, süratli araç kullanarak, alkollü trafiğe çıkarak kazalarda başrolleri oynuyoruz.

            Yurtdışından ülkemize gelen yabancıların kullandıkları kiralık araçların son dönemlerde ne kadar fazla kazaya karıştığını hesapladınız mı? Ülkemizde trafiğin tersten akması mı bunun nedeni? Yoksa ülkemizdeki trafik bilgilendirme levhalarının bu yabancılara hitap edememesi mi? Bilemiyorum, uzmanlar bizleri de bilgilendirmeli.

            Bu yabancılar ülkemizde araç kiralarken veya arabaları ile ülkemize giriş yaparken, hangi uygulamalardan geçiyorlar? Gerekli bilgilendirmeler, testler yapılıyor m? Yoksa pimi çekilmiş bomba gibi trafiğin içine mi bırakılıyorlar?

            Ülkemizde son dönemde artan trafik kazalarını gördükçe, kafamda bu yönde sorularım da cevapsız kalarak, çoğalıyor.

             Kazalar, trafikte kol gezen ölümler, her an her yerde karşımıza çıkabilir. Siz ne kadar da kendinizi korumaya çalışsanız da, o gelip sizi bulabilir. O yüzden bunu en aza indirgemek adına, bizler vatandaşlar olarak gerekli tedbirlerin alınması adına, sokağa dökülmeliyiz.

            Trafik suçlarında cezaların artırılması bir önlemse, arttırana kadar diretmeliyiz. Ölüm yollarındaki aksaklıkların giderilmesi için eylemler yapılması, gerekirse o yoldaki aksaklıklar giderilene kadar, yeni ölümler olmaması adına, yolu trafiğe kapatarak kendimizi yolun içerisine zincirlemeliyiz. Her önüne gelen arabasıyla ülkemize girip, trafikte sürat yapmasını engellemeliyiz. Elini kolunu sallayarak her araç kiralamak isteyene araç kiralatmamalıyız.

            Sonuç almak için elimizi taşın altına koymalıyız. Yoksa geçmişte yüreğimizin yandığı Girne-Değirmenlik dağ yolunda yaşanan kazanın ardından olduğu gibi, Başbakanlık önüne gidip kapıları yıkarız, hatta Başbakanlığı da yerinden oynatırız, ancak dağılır gider o kalabalık, kitleler, yol da trafiğe hâlâ açık, yeni ölümler bekler. Acı da yine o kayıpların acısıdır, kaybeden yine çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlama adına okula gönderen ve okul yolunda kaybeden ailelerin acısıdır.

            O yüzden bu bir çağrıdır! Sonuç alınana kadar, aksaklıklar ortadan kaldırılana kadar, uzmanların görüşlerine de başvurularak iyileştirilmelidir trafiğimiz.  Trafikte ölmek istemiyoruz!

Check Also

Girne’de ani ölüm!

Girne’de bu sabah 05.30 sıralarında Murat Melemez (E-47), evinin mutfağında aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi. Polis …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir