21 Haziran 2018 Perşembe
Home | Featured | Kadınlar statükodan memnun mu?

Kadınlar statükodan memnun mu?

Voice Of The Island 2018 – Okan Dağlı

Adadaki bölünmüşlük 44. yılına girdi.

1977-79 yıllarında çerçevesi çizilen federal bir Kıbrıs için müzakereler 40 yıldır devam etmekte.

Zaman zaman statükoyu bozmak için adım adım çözüm, ama çoğunlukla kapsamlı çözüm amacıyla yapılan tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Ama genelde liderlerin sürüklediği süreçlerde siyasi partiler ve sivil toplum ciddi baskı unsuru olamadı.

Gözden kaçırılmaması geren bir başka olgu da, erkek egemen bu süreçlerde kadınların hiçbir şekilde yer almadığıdır.

Liderler, ekipleri, görüşmeciler hep erkek olurken, kadınlar – ki savaşlarda yaşanan acıların en fazlasını yaşayan onlardı – hep sessiz ve seyirci kaldılar bu bitmek bilmeyen süreçlerde…

Sivil toplumda oldukça etkili olan kadınlar, adadaki erkek egemen siyasette geri durmuşlar (ya da geride tutulmuşlar), dahası, çözüm süreçlerinde hiç yer almamışlardır.

Adada şu anda BM adına çalışan bir kadın var: Bayan Elizabeth Spehar… Görevini de başarıyla yapıyor.

Yapılan araştırmalar ortaya çıkarmıştır ki, kadının yer almadığı barış süreçlerinin başarıya ulaşması, veya çözüm sağlandıktan sonra kalıcı olması şansı yüksek değil. Diğer değişkenler sabit tutulduğunda, kadınların da katıldığı resmi barış anlaşmaları çok daha uzun ömürlü oluyor.

***

Bu hafta 8 Mart nedeniyle kadınlar hatırlanacak! Onlara karanfiller ve güller verilecek. Siyasi partilerin Kadın Örgütleri (Kolları) bu karanfilleri ve gülleri dağıtma misyonunu yüklenecekler. Paneller ve konuşmalar yapılacak. Fakat erkeklerin kendilerine yer açmadığı çözüm sürecinin yine dışında kalacaklar.

Özellikle egemenliğin paylaşımı üzerinden yıllarca bitmeyen pazarlıklar hala devam ederken, kadınlar için egemenlik paylaşımından daha çok ve daha sıklıkla özgürlük için ödenmiş bedeller, barışa yatırım yapılmış umutlar ve kayıpların önemli olduğuna dair vurgu yine yapılmayacak.

***

BM 2000 yılında aldığı 1325 sayılı kararla kadınların barış sürecine katılımını destekledi. Fakat çok ilginçtir, bu karardan sonra kadınların süreçlere katılımı daha da azaldı.

Bugüne kadar yaşanan ve büyük oranda başarıya ulaşmış barış süreçlerinden en önemlilerinden bir tanesi Güney Afrika’da yaşanan deneyimdir. Kadınların en yüksek katılımının sağlandığı bu sürecin, bu açıdan örnek bir süreç olduğunu söyleyebiliriz.

Güney Afrika’da hem barış görüşmelerini yürütenlerin, hem de Hakikat Komisyonlarında tanıklık yapan ve tanıklıkları değerlendirenlerin %50’si kadınlardan oluşmuştur!

Bugünlerde belki de bir kez daha denenecek adadaki çözüm sürecinde kadınlar yine mi seyirci kalacak? Yoksa bu kez, aktör konumunda olabilecekler mi acaba?

Voice Of The Island 2018 – Okan Dağlı

Diğer Haberler

‘İnsanlığın girdiği kriz gün geçtikçe derinleşiyor’

Mülteci Hakları Derneği (MHD), insanlığın girdiği krizin gün geçtikçe derinleştiğini belirtti. Dernekten 20 Haziran Mülteciler …

Kayıp şahıs bulundu!

Mağusa’da 18 Haziran’dan bu yana kayıp olduğu bildirilen Selda Yıldırım’ın Lefkoşa’da tespit edildiği kaydedildi. Polis, …

Tavşanlara tuzak kurdu…

Çayırova’da kendi arazisinde tavşan tutmak için tel tuzaklar kurdu, hakkında soruşturma açıldı. Polis bültenine göre, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir