26 Nisan 2018 Perşembe
Home | Featured | Mitoloji ve hatıralardaki Poli…

Mitoloji ve hatıralardaki Poli…

KARA YAĞ’DAN VAZGEÇMEZ.

DEĞİRMENDEN SONRA MUTLAKA GATMERİNİ YAPAR…

Padem goydum yemeğe…Sabah çıktım gezmeye…

Efgarım gezmek değil…Poli’deki sevdiğimi görmeye

Eddy Kar

Yaşamını Almanya’da sürdüren Kıbrıslı şair Nevzat Yalçın, 1988 yılında yayımladığı “En eski en uzak” başlıklı kitabında Poli’den şöyle söz ediyor:

Voice of the Island 2017 Cemal Dermuş

“Mitolojiye göre Poli’nin kurucusu Truva’dan kaçan Atinalı Acamanthus’tur. Türkçe’de “şehir” Yunanca adına bakılırsa, mitolojiye inanmasak da Poli’nin Yunanca konuşan bir kavim tarafından kurulduğunu kabul etmek zorundayız… Hikayelere ve tarihi anlatımlarında Poli’nin Truva’dan kaçan Atinalı Acamantus tarfından kurulup eski adının Marion olduğu ondan sonra sırasıyla, latinlerce Fontana Amarosa (Aşk Çeşmesi), Makedonyalılarca Arsione, Venediklilerce “Polis du Crusocho” idi. Daha sonraları Osmanlı fethinde de Poli olarak adlandırılır. İngilizler 1878 nüfus sayımında Polis Chirsofu Nahiyesi olarak kayda geçirirler.

Poli ve civarını içine alan bölgedeki köylerin çoğunun isimlerinin Yunanca kökenli ve Yunan mitolojisinden seçilmiş olması, bu savı doğrulayan ipuçlarıdır… Poli’nin eski çağlarda coğrafyası, bereketli toprağı, bakır madeni yatakları ve tabii bir liman teşkil eden körfeziyle çok önemli bir merkez olduğu bilinmektedir… Körfezin gerek fırtınalı havalarda gemi sığınağı, gerekse deniz ticaretine açık bir körfez olarak Poli’nin önemini artırdığını söylemek yerinde olur. Köy kılıklı bir kasabaydı Poli. Mahkemesi, polis karakolu, belediyesi,doktorları ve eczanesi vardı. Nüfusun yarısından çoğu Rum, gerisi Türk’tü. Rum komşularımızla oldukça yakındık. Kimi sokaklar ayrı, kimi melezdi. Kesin şekilde ayrılmış mahalleler yoktu. Poli’deki Türk ve Rum toplumları iç içe miydi, yan yana mıydı gibi bir soru sormak mümkündür. Beraberliğimiz, hiç kuşkusuz sadece selamlaşmaktan daha ileri bir anlam taşıyordu. Biraz da zorunluydu bu yakınlık. Ticaret yerlerinin Rumların elinde oluşu, Türkleri oralardan alışverişe zorluyordu. Zaman zaman açılan Türk dükkanları ömürlü olamıyordu. Rumlarla aramızda kültürel ve sosyal bakımlardan bir düzey farkı vardı. Türklerle Rumlar arasında kişisel dostluklar nazik fakat seyrek ve yüzeyde idi. Karışık evlilikler, her iki toplumun da “afaroz” şiddetiyle yasakladığı şeylerdi. Rum komşularla ilişkilerimiz günlük hayatın tabiiliği içinde ve kibarca idi. Selamlaşmalarımız, bizim azınlıkta olmamızın verdiği dil ve kültür ezikliği yüzünden Rumca olurdu: ‘Galimera, galispera, giriye veya giriya!’ Onlar da bunu, çoğunlukta olmanın verdiği tabii bir imtiyaz kabul ederlerdi.

Poli’nin Afrodit Hamamları olarak bilinen meşhur yöresi şimdilerde bir turist merkezidir. Bu sularda yıkananların, aşk hayatlarının devamlılık ve kuvvet kazanacağına inanılır. Afrodit’in sevgilisi olan Akamas ile burada evlendiği söylentiler arasındadır. Başka bir söylentiye göre Afrodit’in her gün tekrar burada yıkanıp bakireliğine geri dönmesidir.

Poli, romantik sitelerin yakınında, Kıbrıs’taki en güzel bölgelerden biridir ve Aphrodite, sevgi ve güzellik tanrıçası sevdiği Adonis’le tanışır. Poli, Kıbrıs’ın en uç noktasında, ünlü Afrodit Hamamlarıyla Akamas Yarımadası’nın yakınında inşa edilmiştir.

MANİ BENİM EZBERİM… KAN AĞLIYOR GÖZLERİM..

BEN BU POLİ YOLUNU…ÖLENE DEK BEKLERİM……

ATALARIM POLİLİDİR BENİM…KÖKLERİM TÜRKMENDİR…

SEVDİĞİM YEMEK HERSEDİR…KIZLARIMIZ GÜZELDİR BİZİM…

Ahmet Pastırmacıoğlu

Poli Köyü

1600-1800’lerde  Poli’nin nüfusu da, ekonomisi de  tamamen Türklerin tekelindeyken Rumların yerleşmesi şöyle anlatılılır: Poli kahvesine Rum köyünden gelen bir Rum Köylü kahveye gelir, Kıbrıs çakısı satmaya çalışırken Polili Türkler tarafından köyden kovulur. Rum yolda yürürken Poli muhtarı Korkut’a rastlar ve durumu anlatır. Korkut muhtar Rum’la köy kahvesine döner ve Polili Türk köylülere ‘bu Rumcuğa dokunanın karşısında kendini bulacağını’ söyler.  O vakitten sonra Rumlar bu zengin köye git gel iş bulup yerleşmeye başlarlar. Böylelikle toprak sahibi olup ticareti de ellerine geçirirler.

Rumların Poli’ye yerleşimi, Batmayan Eğitim Güneşlerimiz kitapcığında Ali Nesim, TÜRK POLi NASIL RUM POLİ OLDU başlığı altında şu olayı anlatır: 1911 de Poli’nin nüfusu ve ekonomisi Türklerin elinde iken,  1922 ziyaretlerinde büyük bir nüfus farkı olduğunu fark eder. Bunun sebebini Poli köylüsüne sorar. Çok büyük Poli Çifliğinin İstanbullu  bir Beyin malı idi ve  Melatyadaki  Müftüzadelere bırakmıştı. Çiftlik kötü idareden dolayı vergisini bile ödeyememesinden dolayı bu İstanbullu Beyin çiftliği Ahelliya adında bir Rum’a sattığını Rum ölüp bankaya borcu ödenemeyince de, bankanın çiftliği satıya koyduğunu anlatırlar.  Hasan Ağa adındaki çok zengin bir Polili 3 şiline aldığı harnup mahsulünü satınca 9000 Kıbrıs lirası kazanır ve bunun 6000 lirasını eşeğin heybesine koyup Baf Kasabasına Poli çiftliğini almaya gider. Baf’ın en zenginlerinden olan Kasabalı Ratip efendi Hasan’ın bu çiftliği alırsa kendinden daha zengin olacağını düşünerek kıskanır ve Polili Hasan’a ‘bu çiftliği şimdi alma sonra daha ucuza alırsın’ deyip geri Poli’ye gönderir. Kilise 12 Rum ailesini birleştirerek çiftliği satın alıp Rum ailelerini Poliye yerleştirir. Bundan sonra Poli’nin nüfusu da ekonomisi de Rumlara geçmiş olur.

Türkiye’den gönderilen ikinci Atatürk büstü Hürriyet Orta Okul bahçesine dikilir.

1950’li yılların sonuna gelindiğinde, Poli ve civar köylerin Türk nüfusu büyüdükçe . İlkokul yanında bir ortaokulun da oluşması Polililer için önemliydi. 1958’de Faiz Muhtar’ın verdiği arazi üzerine toplum kaynaklarından alınan yardımlarla Poli Hürriyet Orta Okulu binası yapılıp büyük bir törenle açılır. Geniş salonu köy sineması ve evlenme salonu olarak da kullanılan bu bina halla bugün ayakta durmaktadır. 1974 öncesi öğrencilik yapan Polili ve civar Türk köylülerinin belleğinde bir ilim yuvası yanında bir kültür merkezi ve spor merkezi olarak hatırlanır. Türkiye’den gönderilen ilk Atatürk büstü de bu okul için gönderilir ancak Lefkoşa Evkaf avlusuna dikilir . Aynı etapta gönderilen ikinci Atatürk büstü ise, Hürriyet Orta Okul bahçesine dikilir.

Beraberliğimiz, hiç kuşkusuz sadece selamlaşmaktan daha ileri bir anlam taşıyordu.

Poli’de Rumlar, Türklerden nüfus fazlalığı yanında daha zengindiler. Türkler toprağın fazlasını tutsalar da Rumlar ticarette daima önde olduklarından alışveriş yapılan yerler çoğunlukla Rumlarındı. Poli’de Türk ve Rum toplumlarını da anlatırken Nevzat Yalçın, bunun iç içe miydi, yan yana mıydı, gibi bir soru sormak mümkündür der ve şöyle devam eder.

Beraberliğimiz, hiç kuşkusuz sadece selamlaşmaktan daha ileri bir anlam taşıyordu. Biraz da zorunluydu bu yakınlık. Ticaret yerlerinin Rumların elinde oluşu, Türkleri oralardan alışverişe zorluyordu. Zaman zaman açılan Türk dükkanları uzun ömürlü olamıyordu.

1962 Yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumharbaşkan Vekili olan Rahmetlik Dr Fazıl Küçük, tüm Baf köylerine yaptığı ziyaretler çerçevesinde Aynikola köyünü de ziyaret etmiş ve o günkü  köy sorunları ile ilgili şu saptamalar kayıt altına alınmıştı.

550 Türk ve1200Rum’un yaşadığı Polişkasaba’dan 25 mil ve Lefkoşa’dan 70 mil uzaklıkta bulunmaktadır. iyi bir durumda bulunan ilkokul ile bir de Hürriyet Orta Okulu mevcuttur.İlkokulda3 öğretmen ve 120 öğrenci, ortaokulda ise12 öğretmen ve 180 öğrenci bulunmaktadır. Köy camisi degayet iyi durumdadır.

Poli köyü yakınlarından geçen Garilla deresi, sadece kış aylarında akmaktadır. Köyde muhtelif işlerde çalışan bir sınıfla, 1500 ile 1800dönüm arasında ziraatla meşgulolan bir de kitle vardır. Sebzecilikle birlikteErik, limongil, badem ve bir miktar da harup ve zeytin de üretilmektedir. Evkafa ait malise, bir kahvehane, üç dükkan, 6 dönüm tarla e  zetin ağacıdr.

Köyde cereyan mevcut ise de, Cereyan  Belediyenin hususi olarak kurduğu tesislerden elde edilmektedir.Köyde hastahane ve bir de Jandarma istasyonu vardır.

Ekmeğini tarlasından bekleyen köylüyü, hükümetin himaye etmesi lazım gelirken ve bu onun vazifesi iken, hareketsiz kalmak yanlış bir  siyaset  olur. Köyün istifade edebileceği Limni ormanları bölgesinde ve diğer bölgelerde halihazırda mevcut ve akan pınarlar vardır. Bunları bir araya toplayarak köylünün istifadesine  vermek gerekmektedir.

Yeni kurulan Kooperatif Kredi Şirketi’nin yanına bir  de bakkaliye açılmasını sabırsızlıkla bekleyen köylüler, bundan Poli’ye bağlı 18 Türk köyünün büyük faydalar sağlayacağına da inanmaktadırlar. Köy gençlerinin en önemli isteği ise, bir toplantı yerine kavuşmalarıdır.

Dr Küçük’ün 1962 yılındaki buziyaretinden sonraki dönemi Polili Sermen Erdoğan şöyle anlatıyor. 1960 larda artık 10. Yaşımda bir çocuk olduğumda Polideki Rumların biz Türklere karşı olan tutumlarının neden değiştiğini Türk mahalesinde oynadığım Rum komşu oğlu Mihalakisten öğrendim. Ona Rumca olarak “Yadi thene erdis na bezumen re Mihalakis” yani niye gelip benimle oynamıyorsun diye sorduğumda, bana “ Esis Isede bello şillo Durkos iben do  baderamu ” yani Babam siz deli, köpek Türksünüz, deyip yürüyüp gitti.

Aralık 1963’te  başlayan hadiselerden sonra yollar açıldığı 1968 e kadar Poliye gidemez olmuştuk. Poli ile ilgili haberleri,  Lefkoşada Bayrak radyosundan alabiliyorduk. Millet Vekili Cengiz Ratip’in ve öğretmen Turgut Sıtkı’nın Rumlar tarafından öldürülüp cesetlerinin kaybolduğunu da haberlerden öğrendik. Zaten bütün adada 1964 yılında çıkan silahlı çatışmalarda devamlı olarak ölüm haberlerini ve saldırıları 11 yaşındaki bir çocuk olarak merak ve üzüntü içinde dinliyordum. Bu ismi geçen Poliden iki kişiyi tanımadığım halde Poliden olmaları beni çok büyük bir hüzüne sokduğunu hatırlıyorum. Nede olsa babamın bütün ailesi halla Poli de yaşıyor du. Polide, Zehra Darbaz, Akıle Korkut, Ayşe Dikengil halalarım ve Ahmet Karabardak amcamla ve hepsinin genç yaştaki çocuk yeğenlerim vardı. Onlardan 1964 boyunca hiç bir haber alamadığımızdan babamın da kederlenip sustuğu, konuşmadığı, kara kara düşündüğü günleri çok iyi hatırlarım.

Bahar gecesi misin? Polinin hecesi misin?

Mis gibi kokuyorsun. Çiçek bahçesi misin?

Eddy Kar

 

Polili Sermen Erdoğan: Ahmet Beyaz, yeğenim Polililerce çok iyi bilinen isimlerden biriydi. Poli ile Lefkoşa arasındaki posta ve yolcu taşımacılığını üzerine alan, akıllı ve cesur bir insandı . Lefkoşadan Poliye , Poliden Lefkoşaya onun Bedford köy otobüsü ile gelir giderdik. Rumlar bu girişimciliğinden Ahmet Beyazı kıskanırlar ve ondan şüphelnirlerdi . O zamanki Türk Mukavemet Teşkilâtı’nın Poli sorumlusu ve Beyaz’ın yeğeni olan Fuat Otağ, amcasının nasıl öldürüldüğünü bir mektubunda şöyle anlatır: “Amcam, Poli ile Baf arasında her gün sefer yapıyordu. Örgüt yazılarını Rum postası ile Baf a göndermek mümkün olmadığı için onunla gönderirdik. Gelen yazıları da o getirirdi. Rumlar bunu pek iyi biliyorlardı. 22 Temmuz 1974’te çarpışmaların başladığı saat olan 12… sularında amcam, saklı olduğu evinde bir su evleğine yatarak yakındaki Hürriyet Okulu’na sığınmak istemiş, fakat pusuya düşürelerek öldürülmüştü”.

Rumların Poli’deki Türklere olan davranışları diş bilemeleri 1958 de Lisani Ahmet Çavuşun katlinden başlıyarak devam eder.1964-74 arası Cengiz Ratip, Turgut Sıtkı, Cemal Hasan, Ahmet İbrahım, Mustafa Yusuf ve 1974 Temuzunda da 7 Polili Türk daha bu şehitler listesine eklendi. Hepsinın de ruhları şad olsun. Nurlar içinde yatsınlar.

Poli köyümüzün hikayeleri tabii ki böyle bitemez.

 1974 Temmuz’u Savaşı’ndan sonra, Poli Türk Köylülerin çoğunluğu Omorfo (Güzelyurt) bölgesi ile, Kuzey Kıbrısın değişik bölgelerine yerleştirilir.  İngiltere , Avustralya , Kanada gibi dış ülkelere de göç ederler. Birbirlerini uzun zaman göremezler veya görüşemezler. Bundan ötürü bir tesadüf eseri tanıştığım Ahmet Pastırmacıoğlu yeğenim ile bir Polililer sayfası kurmaya karar verdik ve Facebook sayfası olarak 2014 de Kıbrıs Poli Köylüleri sayfasını başlattık. Üye sayımızın az olacağını tahmin ederken şu an 1250 üzerinde üye sayısı oluştu . Bunlar arasında 1974 den bu yana biribirinin nerede olduğunu bilmeyen aileler, komşular, arkadaşlar birbirlerini buluştular birlikte olup fotoğraflarını ve Poli hikayeleri ve hatıralarını paylaştılar . Hatta sayfa üyelerimiz arasında Kıbrıstan ilk Türk göçleri olan 1920 ve 30’larda ayrılıp Anadoluya yerleşen ve ailelerini arayan Poli ve Melatya kökenliler de var.

Kıbrıs Poli Köylüleri Sayfasında buluşan köylüler  fiilen de buluşma ve özlem giderme ihtiyacı da duyuyorlardı. Bu nedenle sayfa yöneticileri, Poli ve Köyleri bulusturmalari gerceklestirdi.   çok mutlu oldular. Buluşma fotoğraflara şöyle yansımıştı.

Poli Poli olalı, kızlar festan oymalı.

Severim Kıbrıs seni…Sen yanımda olalı

                   ***

Poliden aldım bir karı. Şeherde yaptım ona yalı.

Gözlerimden yaş akar, evlatlarım ıraktan bakalı.

Ahmet Pastırmacıoğlu

İki Fedakar Anne:

Poli’nin İki fedakar Annesi Hanumu Aba ve Şerife Aba

Anneler Günü’nde birçok anne çocuklarından hediye beklerken, bazı anneler de sadece hasta çocuklarının iyileşmesini diledi.  Polili bu iki “Fedakar Anne” yıllarca Engelli  olan  çocuklarına hayatlarını adamışlardı.  evlatlarını bir an olsun yalnız bırakmıyorlardı. Asla şikayetçi olmadılar.

Bu iki  fedakar  kadın, çocukları için kendilerini feda ettiler. Simdi hepside Cennette beraberdirler.  Fedakârlık kelimesine en çok yakışanların başında Poli’de bu iki kutsal isim geçiyor. Hanumu Aba ve  Şerife Aba.  Hepsinin de Ruhları Şad, Mekanları Cennet Olsun, Nur içinde  “Işıklar içinde Uyusunlar

Eski Poli Camisi ile ilgili bilgiler

Eski Poli Cami’nde, sadece doğu tarafında, Cami binasına bitişik bir taş merdivenle ulaşılan, bir metre kadar yükseklikte silindirik bir”şerefe”vardı”. Üstü yani minaresi yoktu. Hoca orada ezan okurdu. Zaten bu Cami de Bizans kilisesinden çevrilmişti. Şimdiki durumda Rumlar bu merdiveni ve yukarısını yıkmış, tavanındaki boyalı “Banayiya”ları meydana çıkarmış. Yani kiliseyi eski haline getirmişlerdir. Ayrıca Caminin önündeki  hasırlı Türk yapısı sofayı ve con taşından yapılmış sarıklı ve kitabeli bir metre kadar boyda bir mezar taşını da kaldırıp kaybetmişlerdir.

Voice of the Island 2017 Cemal Dermuş

Polili kara yağdan vazgeçmez değirmenden sonra mutlaka gatmerini yapar. Polili molohiyayı bilmez ama çok güzel pekmezde gulluri yapar.

Bahçelerde enginar…Eddy’nin dengi var …

benim güzel yarimin…Poli köyünde yeri var

Eddy Karar

Polinin gadını…Söyleyemem adını…

Seveceksen Polili sev…Ağnayasın dadını …

Hassan Mehmet

Diğer Haberler

Köpeğinizin yıllık aşısını yapmayı ihmal etmeyin!

Köpek barınaklarında ortaya çıkan ve salgına dönüşerek tüm ülkede kendini gösteren “Distemper” hastalığıyla ilgili veterinerler …

beşiktaş'ın rakibi

Son dakika… Cinayetle ilgili tutuklama!

Lefkoşa’nın güneyindeki Strovolo bölgesinde geçtiğimiz hafta işlenen, karı-kocanın öldürüldüğü cinayetle ilgili zanlı olarak görülen Kıbrıslı …

Tam liste… YÖK’ün Kuzey Kıbrıs kontenjanları açıklandı!

Türkiye’deki Yükseköğretim Kurulu’nun, (YÖK), 2018-2019 öğretim yılında, Türkiye üniversitelerinde Kuzey Kıbrıs uyruklu Kuzey Kıbrıs liselerinden …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir