22 Ocak 2018 Pazartesi
Home / Featured / Zorunlu ev satış dalgası geliyor

Zorunlu ev satış dalgası geliyor

Zorunlu Satışlara Karşı Mücadele Hareketi, 1 Ocak’tan itibaren Güney Kıbrıs’ta tarifsiz sonuçlara sebep olacak bir zorunlu satış dalgasının yaşanacağı konusunda bir kez daha uyardı.

Voice of the Island- Kyriakos Kiliaris

Zorunlu Satışlara Karşı Mücadele Hareketi’nden Evgenia Moiseos, Astra Radyosu’na yaptığı açıklamada; Merkez Kooperatif Bankası’nın Altamira Şirketine kredilerle birlikte ipotek altındaki taşınmaz malları da satacağını söyledi. Moiseos, kredisi ödenemeyen mülklerin çoğunu birinci konutların oluşturması sebebiyle sıradan insanların zararına, büyük sorunlara yol açacağını belirtti.

Zorunlu Satışlara Karşı Mücadele Hareketi Temsilcisi,Kıbrıs’ta bu konuda bir devlet politikası olmadığı için “1 Ocak’tan sonra tarifi imkansız şeyler yaşanacak” dedi. Pekçok insanın evini kaybedeceğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı adaylarının ödenemeyen krediler konusunda getirdikleri önerileri yorumlayan Moiseos, başta Nikolas Papadopulos olmak üzere Meclis partilerinin büyük çoğunluğunun halkı evsiz bırakacak bütün yasa tasarılarını onayladığının altını çizdi.

Moiseos önlem almak için geç olmadığını vurguladı ve siyasi partilerin çoğu ile hükümetin sıradan yurttaşların değil özel bankaların haklarını korumak için çalıştığını söyledi.

Voice of the Island, hareketin önde gelen temsilcilerinden Dimitris Dimitriou ile zorunlu satışlar konusundaki gelişmeleri konuştu.

İlk olarak Sayın Dimitriu’ya “Evlerin zorunlu satışları sorunu nasıl ortaya çıktı?” diye sorduk.

Cevap: Küresel ekonomik kriz 2008’de ABD’de başladı ve Kıbrıs’ta 2013 Mart ayında mevduatların tıraşlanmasıyladramatik bir şekilde ortaya çıktı.

Sadece bir gün içinde insanların hayatı altüst oldu. Ertesi güne dairbelirsizlik, maaşların aniden düşmesi, sürekli artan işsizlik, küçük ve orta şirketlerin ardarda iflası ve tarımsal üretim sektöründe gittikçe artan sorunlar, artık günlük hayatın bir parçası haline geldi.

Bütün bunların sonucunda insanlar kredilerini ödeme olanaklarını yitirdi ve şimdi de evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya.Böyle bir dönemde yetkililer–bankalardan tutun da devlet kademelerine ve siyasi iktidarakadar- hiçbir şey değişmemiş gibi davranıpduruyorlar.

İşsizliğin olmadığı dönemde yaptıkları gibi, bugün de, bankaların haklarından ve borçluların yükümlüklerinden söz ediyorlar.Bankalar ve ekonomi çöktüğündeödenemeyen krediler gibi bir sorun mevcut değildi.Ödenemeyen krediler sorunu,banka sektöründeki kriz insanları gelirsiz bıraktığı zamanortaya çıktı.

Soru: Altamira şirketi kimdir? Kıbrıs’a gelişi insanların evlerini nasıl tehlikeye atıyor?

Bankalar Kıbrıs çok küçük bir yer olduğu için “name and shame” (teşhir etme) uygulaması nedeniyle insanların evlerini bir çırpıda satmak gibi bir adıma geçmiyorlar. Bunu yapacak olan ilk kim olursa olsun, ilk müşteri kaybına uğrayan da o olacaktır.Bu yüzdenbaşka numaralara başvuruyorlar.

Merkez Kooperatif Bankası’nın Altamira şirketiyle yaptığı gibi, araya başka şirketler sokuyorlar. Bu şirketler ödenemeyen kredileri paket halinde ele alıp satışı için aracı oluyorlar. İspanya’da da yapıldığı gibi.Altamira zorunlu satışlar sürecinde İspanya’da önemli bir rol oynamıştı.Sonuç toplam 430,000 zorunlu satış ve 220,000 ailenin evsiz kalması oldu. Altamira Sarep adlı bir yan şirket kurdu. Sarep’in rolü ödenemeyen kredilerin idaresiydi. Yani bankalardan bu kredileri satın alarak özel kazanç elde etmek amacıyla çeşitli yatırım fonlarına sattı. Zorunlu satışları yapanlar işte bu fonlardı.

Soru: Evini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan insanlara nasıl yardım ediyorsunuz?

Cevap: Kredisini ödeyemeyip evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya gelen insanlara hukuki tavsiyelerde bulunuyor ve bankalarla yeni bir anlaşma için yaptıkları müzakerelerde onlara destek veriyoruz. Ama bununla sınırlı kalmıyoruz. Esas amacımız aslındazorunlu satışları engelleyecek bir hareket oluşturmaktır.

Mesela birkaç ay önce Limasol’da bir icra memuru, tek ebeveynli bir aileye yaşadıkları evin tahliye emrini teslim etmek üzere orayagitti. Hemen halka çağrı yaptık ve yüzlerce insan ailenin evinin etrafını sardı.

Medyaya da çağrı yaptık. Bu eylem sayesinde banka aileyle yeniden müzakerelere başlamak zorunda kaldı ve bunun sonucunda da yeni bir anlaşma yapıldı. Zorunlu satışları meşrulaştıran yasaları ancak bunun gibi aktivist eylemlerle rafa kaldırabiliriz. Ama kazanabilmek için hareketimizi daha da genişletmeliyiz.

Voice of the Island- Kyriakos Kiliaris

Check Also

Osman Atakan’dan birincilik

Ülkemiz uzun mesafe koşucularından Osman Atakan dün yarıştığı Uluslararası Pervolia Yarı Maratonu’nda kendi kategorisinde birinci …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir